03.07.2026
1915 yılında, Urfa Ermenileri bir varoluş mücadelesiyle karşı karşıya kaldığında, henüz 15 yaşındaki Azniv Mirzeyan, şehrin kahramanca özsavunmasının sembollerinden biri haline geldi.
Babası İsahak Mirzeyan ve ağabeyi Apram'ın vahşice öldürülmesinin ardından Azniv, kaçış ya da umutsuzluk yolunu seçmedi. Küçük kız kardeşi Osanna ile birlikte, doğduğu şehri korumak için silaha sarılarak Urfa direnişçilerine katıldı. Osanna kısa süre sonra çatışmalardan birinde hayatını kaybetse de Azniv mücadeleye devam ederek özsavunmanın en cesur katılımcılarından biri oldu.
Başlangıçta Ermeni savaşçılara gizli bilgiler aktaran Azniv, kısa bir süre sonra doğrudan çatışmalara katılmaya başladı. Cesareti, kaynak yaratma yeteneği ve liderlik vasıflarıyla tanınıyordu. Silah arkadaşı Mariam Çilingiryan ile birlikte, erkek kıyafetleri içinde ve ellerinde silahlarla düşmana karşı operasyonlara katılan bir grup genç Ermeni kadına liderlik etti. Onların bu cesareti rakiplerini bile etkilemişti; Fahri Paşa, genç Ermeni kadınlarla karşılaştığında onların yiğitliği hakkındaki hayranlığını dile getirmişti.
Yıllar sonra Azniv, Urfa kahramanlık savaşının ilk gününü şöyle hatırlıyordu: "Beş dakika bile geçmeden tüm Ermeni mahallesi ayağa kalkmıştı; birleşmiş, savaşmaya ve ölmeye hazırdı."
Ermeni Soykırımı'ndan kurtulan Azniv Mirzeyan, daha sonra Brezilya'ya yerleşerek burada bir aile kurdu ve hayatının sonuna kadar doğduğu şehrin ve kahramanlık mücadelesinin anılarını yaşattı. Hayat hikâyesi; aile yadigârları, fotoğraflar ve tanıklıklar aracılığıyla nesilden nesile aktarıldı.
Son yıllarda, Azniv Mirzeyan'ın torunu Nelson Nersesian, büyükannesinin kişisel arşivinden önemli parçaları Ermeni Soykırımı Müze-Enstitüsü'ne bağışladı: Azniv'in Kutsal Kitabı (İncil), fotoğraflar, kişisel eşyalar ve değerli aile belgeleri. Bu tanıklıklar sadece bir kahramanın hayatını anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda Urfa Ermenilerinin direniş, hayatta kalma ve hafızayı koruma tarihini de belgeliyor.
Azniv Mirzeyan'ın hayatı, Ermeni Soykırımı yıllarında Ermeni kadın ve kızlarının sadece birer kurban değil, aynı zamanda direnişin, mücadelenin ve ulusal onurun taşıyıcıları olduğunun bir kanıtıdır. Onun adı, Urfa'nın kahramanca özsavunmasının ve Ermeni kadının sarsılmaz iradesinin sembolü olmaya devam etmektedir.
İnessa Stepanyan
ESME Eğitim Programları Sorumlusu