Home Map E-mail
 
Eng |  Հայ |  Türk |  Рус  |  Fr  

Başlangıç
Ana
Delegasyonlar
Site haritası
Geri bildirim
Bize ulaşın
Linkler
Soykırım öncesi
Ermenistan Tarihi
Resimler
Ermeni Soykırımı
Soykırım Nedir
Ermeni Soykırımı
Kronoloji
Ermeni Soykırım resimleri
Ermeni Soykırım haritası
Kültürel Soykırım
Hatırla
Belgeler
Amerikan
İngiliz
Alman
Rus
Fransız
Avusturyalı
Türk

Araştırmalar
Kaynakça
Kalanların hikâyeleri
Şahitler
Medya
Alıntılar
Genel alıntılar
Tanıma
Ülkeler
Uluslararası örgütler
Taşra yönetimleri
Kamusal dilekçeler
Misyon
Müdürün sözü
Basın bülteni
Museum G-Brief
Röportajlar
Haberler
Konferanslar
Etkinlikler
Kitap yılı 
Lemkin eğitim bursu 
   Müzesi
Bilgi
Ziyaret
Daimi sergi
Geçici sergi
Online sergi  
Anma Kartları  
   Enstitüsü
Amaçlar
Yayınlar
Bilimsel dergi  
Kütüphane
ESME kolleksiyonu
   Tsitsernakaberd Anıtı
Tanıtım ve tarih
Anıt resimleri
Anma Günü
ESME Dostları
 

Armenian General Benevolent Union
All Armenian Fund
National Academy of Sciences of Armenia
Public Radio of Armenia
Armenian News Agency
ARMEDIA  Information, Analytical Agency
Inhomage
armin
armin
armin
armin
armin
1000000lives



Haberler

HRANT DINK’IN BÜYÜKANASI DEMIŞTI: ‘’HER ERMENI BIR BELGEDIR’’
SOYKIRIM’DAN KURTULAN LUSIYE ÇAKIR(AŞOTYAN): HAYATINDAN EPIZODLAR


19.01.2018


Alice

Հրանտ Դինքն իր մոր՝ Նվարդի հետ
‘’Hrant ,sevgilim, 1915 hakkında çok az biliyorum, ama benim biyografim ve Soykırım’dan kurtulan diğer görgü tanıklarının hikâyeleri Soykırım hakkında belgedir’’.

Malatya ve Sivas arasındaki Gürün’de esnaflık yapan Manuel Aşotyan Efendi’nin beş çocuktan biri Lusiye Çakır’dı. Lusiye babasının biricik kızıdı. Babası ona Ahçik dermiş. Öyle kalmış adı.

Lusiye Çakır Hrant Dink’in anası Nıvart’ın anasıdır, yani büyükanasıdır.

1915! Lusiye’nin ailesi büyük oğlu Artaşes’i Amerika’ya okumaya göndermiştir. Tüm aile Artaşes’ten gelecek mektubu dört gözle beklerken, gecenin bir vakti kapı çalınır. Postacı sanılır ama gelen zaptiyedir!

Istanbul’dan gelen bir telgrafla tehcir başlamıştır. Ermeniler kafileler halinde toplanmaktadır. Küçük Lusiye, babasının biricik ahçiğ’I kardeşleriyle birlikte olacakları beklemektedir. Hrant Dink’in akrabaları anlatarak dediler: ‘’Bu arada değişik yörelerden gelen insane avcıları, gözlerine kestirdikleri kızları ve delikanları kafileden ayırıp yanlarında götürmek için aileleri ‘’güzellikle’’ ikna etmektedir!’’.

Bazaz, manifaturacı Mihri Bey, konağında hizmet etmeleri için kafileden 3 sübyan kız seçer, ayırır. Bunlardan biri de Lusiye’di.

Dink’in dayısı söyledi: ‘’Babam Andranik, Erzurumlu, annem Gürünlü…Ordan Sivas Kangal’a gelmiş. Orda Mihri Bey varmış bir tane.Kangal’a gelen güzel Ermeni kızlarından on üç tanesini taplayıp kendi konağına götürmüş’’.

Mihri Bey hovardaymış ama hanımı çok iyi kadınmış. Adam tabii birkaç kıza sahip olmuş… Bir tane de Hagop isminde Ermeni asçı varmış konakta. Lusiye ile arkadaşı Elmas’I acıyıp kaçırmış oradan; götürüp Sivas’taki Kimsesizler Yurdu’na bırakmış. 1915’ten sonra ailesiz kalan Ermeni çocukları için kurulmuş yetimhaneymiş burası. Ermeni çocukları orada topluyorlarmış, Lusiye da orada kalmış.

Dink’in kardeşi Yervant Dink anlatıyor: ‘’Sivas yetimhanesi tüm çocuklar için bir barınak, bir kurtuluştur. Ancak çok sürmez, yetimhaneyi kuran ve sahiplenen kadın hastalanıp ölünce yetimhane kaptılır ve çocuklar dağıtılır’’.

Sonra, Lusiye yurtta kalırken patates tarlasında çalışmış. Andranik Çakır, Ando derlerdi ona, Çetinkaya’da kasaptı. Ando Erzurumlu. O evliyken ve bir çocuğu varken seferberlik olmuş.Kesime götürmüşler.Yedi kardeşlermiş… Bir tek babaannem ve iki kardeşi kurtulmuş…

Bir zaman sonra, dağa çıkanlara genel af ilan edilir. Ando düze iner, Sivas’a varır.

Bir gün çarşıda dolaşırken bir hemşerisine rastlar, tüm olup bitenleri bir bir öğrenir. Yıkılır. Artık ne hısım kalmıştır ne de akraba. Anto intikam ateşiyle yanıp tutuşur. Hemşerisi onun niyetini anlar ve vazgeçirmeye çalışır.

Yine orada türk ve müslüman iriyarı bir genç adam varmış. Lusiye de güzel bir genç kız. Evlenmek istemiş adam. Lusiye, ‘’türk’e gitmek istemem,’’ demiş. Ando ile evlenmiş. Otuz yaşlarını geçmiş Ando ile henüz on altısına basmış Lusiye nikâhlanır ve Kangal’a yerleşirler. Altı çocuklar olur, üçü kız, üçü erkerk; Haygaz, Satenik, Sarkis(Mustafa), Armenak, Nıvart(Hrant Dink’in anası) ve Siranuş.

Tanıyanlar Hrant’ın huyunu suyunu Lusiye’den aldığını söylerler… Hrant’ın çeşitli vesilelerle söylediği gibi:’’Her Ermeni bir belgedir!’’. Ahçik Nine başhatun, söyle.diği kanundu. 1963 yılıydı galiba. Nvart’la Hrant Dink’in babası Sarkis ikinci celsede boşandılar. Mahkeme çocukların velayetini babalarına verdi. O gün Hrant bimeden boyundan büyük bir işe kalkmıştı, belki de hayata karşı ilk isyanıydı.

Hrant Dink hatırlıyordu: ‘’Hatırladığım en eski anım, evden kaçan ve sokaklarda kaybolan üç çocuk…Anasından babasından kaçan üç kardeş…Kumkapı sokaklarında bir aşağı bir yukarı koştuk, koştuk, koştuk…Bu ne kadar sürdü bilmiyorum.Sonunda polis buldu bizi.Kumkapı’daki balıkçı barınağında… Bir balıkçı sepetinde… Űçümüz birbirimize sarılmış, uyumuşuz orada. Aç ve susuz tabii’’.

Lusiye çocukların hallarını görünce, Gedikpaşa’daki Protestan Ermeni Kilisesi’ne gider. Yetimhane(Joğvaran) müdürü Hrant Küçükgüzelyan’a,’’Torunlarımı yetimhaneye al, yoksa sokaklarda başıboş serseri olacaklar’’ der.’’Alamayız, yerimiz yok,’’ cevabını alır. Sonra Küçükgüzelyan’ın kendi annesi bu balıkçı sepetinde yatma olayını duyar, gider başkana, Kumkapı’da üç Ermeni çocuğun sokaklarda yatıp kalktığı söyler. Bunun üzerine başkan, çocukları getirin diye haber salar. Başlangıçta bir tek Hrant’a bile hayır derken, üçünüzü birden kabul eder. Hrant Küçükgüzelyan’ın bu kararı onlar için ve onların hayatın dönüm noktasıdır.

Joğvaran’ın müdürü Hrant Küçükgüzelyan, Gedikpaşa’daki Protestan Ermeni Kilisesi’nde rahipti.Yurtdışındaki Ermenilerden yardımsever aileler Joğvaran’da kalan çocuklara hamilik yapar, onların masraflarını karşılardı.

Lusiye çok uzun yıllar yaşadı, akrabalarına göre belki ‘’kaybetilmiş çocukluğunu yeniden yaşamak’’ için çok uzun zaman yaşıyordu.


Elina Mirzoyan, ESME araştırmacı







Amerikan yetimhanesinin öğrencileri, Sivas, 1923



Gedikpaşada’ki Protestan Ermeni Kilisesi



Gyurun'un manzarası


Joğvaran’ın kimsesizleri


Gedikpaşada’ki Protestan Ermeni Kilisesi bahçesinde kimsesizler


Dink kardeşler Kimsesizler Yurdu’nda


Küçük lider Hratn Dink


Kimsesizler Yurdu’nda koryucu kollayıcı ağabey








Follow us



VİRTUAL MÜZESI

Uluslararası birliği

genocide
20 yüzyılın soykırımlarının karşılaştırmalı analizi
Uluslararası Soykırım Araştırmacıları Birliği’nin
12. konferansı
8-12 Temmuz 2015, Erivan

LEMKİN EĞİTİM BURSU  

Lemkin

ÖZEL PROJE

100photo
ERMENİ SOYKIRIMI HAKKINDA 100 FOTOĞRAF HİKAYESİ


GEÇICI SERGILER

brand book
Ermeni Soykırımı’na adanmış Geçici Sergiler
Ermeni Soykırımı 100. Yıldönümüne ilişkin 2015’te tüm yıl boyunca ESME bilimsel yenilikler içeren ve müze sergilerinde kullanılan modern teknoloji ve yeni tasarımlarla düzenlenen dünyanın çeşitli ülkelerinde aynı zamanda sergilenecek olan yaklaşık yirmi değişik çokdilli sergi planlamakta.

HATIRLA

Hatırla
Torosyan Grigor (Kiko )1884’te Akn şehrinde (Batı Ermenistan, Kharbert vilayeti) doğmuş. Küçük yaşta Torosyan Grigor Konstantinoupolis'e (İstanbul) taşındı. Kiko redaktör, kitapçı, yayıncı, mizahçıtı. Torosyan Grigor tarafından 5 yıl boyunca ''Kikoyi Taretsuytsı''(‘’Kiko’nun yıllığı’’) yayımlanmış. O 1915'te yakalandı ve öldürüldü.

ERMENI SOYKIRIM MÜZE-ENSTİTÜSÜ İNGİLİZCE ULUSLARARASI BİLİMSEL DERGİ ÇIKARIR  

Ermeni Soykırım Müze-Enstitüsü İngilizce Uluslararası Bilimsel Dergi Çıkarır
Ermenistan, Erivan 0028
Tsitsernakaberd Anıtı
Tel.: (374 10) 39 09 81
Fax: (374 10) 39 10 41
    2007-2014 © Soykırım Müzesi     e-posta : info@genocide-museum.am